Ana SayfaSAHNE SANATLARIMüzik bütün sınırları aşar: Rüsselsheim’da “Âşık Mitolojisi” konseri

Müzik bütün sınırları aşar: Rüsselsheim’da “Âşık Mitolojisi” konseri

Müzisyen ve sanat yönetmeni Erdem Pancarcı, “Âşık Mitolojisi” ile Anadolu ve Mezopotamya’nın en eski ve en canlı kültürel anlatılarından birini, “Âşık geleneğini” genç kuşağın bilgisine ve zevklerine hatırlatıyor. Pancarcı, Rüsselsheim’daki konserde, insanların kültürel hafızasında yer alan “sonik ifadelerin” yansıması olan türküleri seslendirdi. 

Göç, yalnızca coğrafi bir hareketlilik değil, aynı zamanda kültürel, ekonomik ve politik dönüşümlerin de tetikleyicisi. Göç eden topluluklar, gittikleri yerlere kendi kimliklerini, hafızalarını ve geleneklerini taşırken, aynı zamanda yeni kültürel etkileşime girerek yeni kimlikler inşa ederler. Göç bağlamında gelişen hibrit kültürlerin oluşumu, müzikal dönüşümleri de beraberinde getirir. Bu yönüyle müzik, göç ve diaspora topluluklarının aidiyet, hafıza, entegrasyon, kültürel mirasın korunması ve toplumsal direnişlerini şekillendiren en güçlü ifade araçlarından biridir. İşte Müzisyen ve sanat yönetmeni Erdem Pancarcı, Rüsselsheim’daki “Âşık Mitolojisi” adlı konseriyle Anadolu ve Mezopotamya’nın en eski ve en canlı kültürel anlatılarından birinin, Âşık geleneğinin korunmasının güzel bir örneğini verdi.

2026 KÜLTÜRLERARASI HAFTA ETKİNLİĞİ 

Erdem Pancarcı, 2026 Kültürlerarası Hafta etkinlikleri çerçevesinde Rüsselsheim Şehir Tiyatrosu’nda yapılan konserde, Dünya Müzik Girişimi (WMI) Orkestrası eşliğinde “Âşık Mitolojisi” (Mythos of Âşıks) programı ile sahne aldı. Rüsselheim Şehir Tiyatrosu ve Rüsselsheim Barış Evi (Friedenshaus Rüsselsheim e.V.) işbirliğiyle düzenlenen konsere çok sayıda izleyici katıldı. Erdem Pancarcı’ya (Tembûr, Divan Sazı, Vokal) bu konserinde, Fırat Erinç (bas), Özge Güneş (keman), Zîlan Hasret Yıldız (perküsyon) Buket Bakmaz (vokal), Gamze Duran-Eder (vokal) ile Emrah Oğuztürk (duduk, kaval) eşlik ettiler.

“MÜZİK SINIR TANIMAZ”

2026 Kültürlerarası Hafta etkinlikleri kapsamında  ve Rüsselsheim Şehir Tiyatrosu işbirliği ile düzenlenen konserde bir konuşma yapan Rüsselsheim Barış Evi’nden Fatma Yıldız, Rüsselsheim’ın farklı tarihlere, dillere, geleneklere ve kültürel deneyimlere sahip insanların bir arada yaşadığı bir yer olduğunu ve çeşitliliğin birlikte yaşamı zenginleştirdiğine işaret ederek şunları söyledi:  “İnsanları müzikten daha iyi ne bir araya getirebilir ki? Müzik sınır tanımaz. Ortak bir dile ihtiyaç duymaz ve yine de duyguları, anıları ve hikâyeleri birleştirebilir. Bugün Erdem Pancarcı konserinin Rüsselsheim’da gerçekleşmesi bizim için çok şey ifade ediyor. Sanat ve kültür karşılaşmalar yaratır. İnsanlara kendi kültürlerini sergileme ve aynı zamanda başkalarının kültürleri hakkında bilgi edinme fırsatı verir. Özellikle çeşitlilik gösteren bir toplumda, bu tür karşılaşma, değişim ve karşılıklı saygı mekânlarına ihtiyacımız vardır. İhtiyacımız olan, farklılıkların bizi bölmediği, aksine birbirimiz hakkında merak uyandırdığı mekânlardır.“ Fatma Yıldız, konuşmasından sonra, Erdem Pancarcı ve ekibi ile birlikte “Sarı Gelin” türküsünü seslendirdi. 

ÂŞIK GELENEĞİNİN KEŞFİ

Müzisyenliğinin yanı sıra sanat yönetmeni olarak da etkinliklerini sürdüren Erdem Pancarcı, “Âşık Mitolojisi” ile Anadolu ve Mezopotamya’nın en eski ve en canlı kültürel anlatılarından birini, Âşık geleneğini keşfediyor. Gezgin müzisyenler, hikâye anlatıcıları ve manevi arayış içinde olanlar tarafından taşınan bu derin köklü müzikal ve şiirsel mirasın, sadece bir müzik türünden çok daha fazla bir değer olduğu biliniyor: Yaşanmış bir hafıza biçimi, halk şiiri, mistisizm ve toplumsal gerçeklik arasında bir köprü. 

ÇAĞDAŞ BİR SES MANZARASI

Yeni çalışmasında Pancarcı, bağlama ve tembûr gibi geleneksel enstrümanları, caz, doğaçlama unsurları ve küresel müzik tarzlarını incelikle entegre eden çağdaş bir ses manzarasıyla harmanlıyor. Şarkılar aşkı, özlemi, adaleti ve manevi bağlılığı anlatıyor. Erdem Pancarcı, dinleyicileri Âşık’ı sadece müzik olarak değil, aynı zamanda kültürel bir taşıyıcı, tarihçi ve manevi bir yol arkadaşı olarak yeniden keşfetmeye davet ediyor; özellikle de her zamankinden daha çok bağlantı, derinlik ve özgünlük arayan bir dönemde. 

Hanau doğumlu Erdem Pancarcı, çok yönlü bir enstrümanist, besteci, yapımcı ve müzik direktörü. On beş yıldan uzun bir süredir, gelenek, doğaçlama ve çağdaş sesin kesiştiği noktada faaliyet gösteren çeşitli müzik dünyaları ve kültürel ortamlar arasında gidip geliyor. Pancarcı’nın sanatsal çalışmaları, müzikal öykü anlatım geleneklerine duyduğu derin ilgi ve kültürel mirasın özgün derinliğini ve anlamını kaybetmeden yeni bağlamlara nasıl aktarılabileceği sorusuyla karakterize edilebilir.

Frankfurt FMW’de (Frankfurter Musikwerkstatt) caz çalışmalarına davul üzerine yoğunlaşarak başlayan Pancarcı’nın sanatsal yönelimi giderek dünya müziğine ve Anadolu ile Mezopotamya’nın geleneksel müzik formlarına yöneldi. Davul ve perküsyonun yanı sıra bağlama ve tembûr da başlıca enstrümanları haline geldi. Yıllar içinde Pancarcı, geleneksel ifade biçimlerini doğaçlama yaklaşımlar, caz ve çağdaş etkilerle harmanlayan kendine özgü bir müzik dili geliştirdi. Repertuvarı, geleneksel Kürt, Türk, Ermeni, Fars ve Afgan halk şarkılarının yanı sıra nesiller boyunca sözlü olarak aktarılan müzik geleneklerini de kapsıyor.

 

Pancarcı için müzik, sadece estetik bir ifade biçimi değil, aynı zamanda hafıza, tarih ve kültürel kimliğin de bir aracı. Eserleri, farklı kültürel bakış açılarının diyalog kurabileceği ve yeni müzikal karşılaşmaların ortaya çıkabileceği alanlar yaratmayı amaçlıyor. Erdem Pancarcı’nın farklı geleneklerden müzisyenlerle yaptığı işbirlikleri, yerel müzik kültürlerinin ve küresel etkilerin birleştiği ve etkileşimde bulunduğu açık bir sanatsal yaklaşım geliştirmesine yol açıyor.

Besteleri, geleneksel melodik diller, doğaçlama unsurlar ve çağdaş ses dokuları arasında gidip geliyor. Tarihsel ve kültürel referanslardan yararlanarak, bu etkileri modern müzikal bağlamlarda yeniden yorumluyor. Pancarcı için gelenek ve modernite karşıt güçler değil, hafıza ve yenilenme arasında süregelen bir diyaloğun parçasıdır. 

MÜZİĞE DUYULAN İLGİ KİMLİK ARAYIŞINA DUYULAN İLGİDİR 

Şu anda Avrupa’da Anadolu kültürüne ve müziğine ilgi doğduğunu belirten Erdem Pancarcı, Avrupa’daki göçmenlerin kimlik arayışının güncelleştiğini ve bu nedenle bu alanda güzel bir filizlenme olduğuna işaret ederek çalışmaları hakkında şunları söyledi:

“Bizim müzik anlayışımızı belli bir kategoriye sokamayız. Müziğimize duyulan ilgi kendi kimlik arayışımızdan doğan bir ilgidir. Türkiye’deki kadim halk kültürlerine modern müzik dünyasında ve Avrupa’da ilgi olduğuna inanıyoruz. Bu tarz mevzular sırf devlet ya da kısıtlı mecralar tarafından tanıtılmış yurtdışına. O yüzden oradaki gerçek mozaikliği göstermek belki bizim görevimiz. Bizi dinleyenler Anadolu’nun kültürel çeşitliliğin ve toplulukların bir arada yaşadığı zengin bir coğrafya olduğunu duyunca, ‘Anadolu’da bu kadar çeşitli halklar yaşıyormuş’ diye şaşırıyorlar. Bizim dinleyici kitlemizde Türkiye’den olanlar ağırlıklı, ama amacımız burada bizim hikâyelerimizi Avrupa’ya, dünyaya anlatmak. Sürekli kendi hikayelerimizi kendimize anlatırsak başkaları bizi nasıl anlar? Bu nedenle konserlerimizde Almanca konuşuyoruz. Geleceğe dönük çok planlarımız var. Şu an kendi kimlik arayışımızla bağlantılı olarak Zazaca bir albüm hazırlığı içerisindeyiz. Önümüzdeki yılda Anadolu topraklarında yaşayan Ermeniler ile ilgili Ermenice bir albüm yapacağız.”

İnsanları daha uzun, bir saat, iki saat müzik dinlemeye yönlendirmek istediklerini vurgulayan Erdem Pancarcı, bu nedenle “Âşık Mitolojisi” albümünü kaset şeklinde çıkardıklarını belirtti. Pancarcı, şöyle konuştu: 

“’Âşık Mitolojisi’, sadece folklorik biçimlerin bir yeniden üretimi değil, çağlar boyunca önemini koruyan bir mitin sanatsal bir keşfidir. Albüm, geleneklere bağlı, ancak geriye dönük olmayan; köklü, ancak yeni bağlamlara açık bir ses mozaiği olarak tasarlandı.” 

Sonuç olarak Pancarcı, gerçekten de çalışmalarıyla dinleyicilerini Âşık’ı sadece bir müzisyen olarak değil, aynı zamanda kültürel bir figür, tarihçi ve manevi rehber olarak da yeniden keşfetmeye davet ediyor. Bunu özellikle de her zamankinden daha çok bağlantı, derinlik ve özgünlük aranan bir dönemde gerçekleştiriyor.

Erdem Pancarcı’nın konser tarihleri ve yerleri için ayrıntılı bilgi şuradan alınabilir:
https://www.erdempancarci.com/

FAHRİ ERFİLİZ -RÜSSELSHEİM

SOSYAL MEDYA

DUYURULAR