Frankfurt Kitap Fuarı, basılı ve dijital içerikler için en önemli ticaret platformu olduğu kadar, köklü bir toplumsal ve kültürel etkinliktir. Bilindiği gibi, her yıl ekim ayında Frankfurt’ta, dünyanın dört bir yanından yayıncılık uzmanları ve basın endüstrisi temsilcileri, yazarlar ve ünlüler, gazeteciler ve kültür meraklıları bir araya geliyor. Bu buluşma iletişim kurmak, tartışmak, müzakere etmek ve karar vermek, yenilikleri takip etmek ve kutlamalara katılmak amacını taşıyor.
Frankfurt Kitap Fuarı bu yıl 7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında kapılarını yeniden açacak ve onur konuğu olarak Çek Cumhuriyeti’ni ağırlayacak.

Bu yılki Frankfurt Kitap Fuarı, günümüzde hem ziyaretçileri hem de sektörü ilgilendiren unsurları göz önünde bulundurarak salon konseptini daha da geliştirdi. Fuara gelecekte iki net odak noktası damga vuracak: Zemin kattaki ziyaretçi deneyimi ve üst katlarındaki uluslararası ticaret. Bu yıl ilk kez yer alanlar: Manga, cosplay ve pop kültürü için Matsuri Stage, Latin Amerika’dan sesler ve hikâyelerle LatAm Stage ve sektörden ilham veren Knowledge Hub.
Bunlara ek olarak, fuar ziyaretini daha da zenginleştirecek, Frankfurt şehrini de kapsayacak okuma etkinlikleri, tartışmalar ve sohbetler düzenlenecek.
FRANKFURT KİTAP FUARI KRONOLOJİSİ
18-23 Eylül 1949, ilk Frankfurt Kitap Fuarı
Paulskirche’de düzenlenen ilk Frankfurt Kitap Fuarı, Hessen Yayıncılar ve Kitap Satıcıları Birliği tarafından organize edildi; fuara 205 Alman yayınevi katıldı. Fuarın en belirgin özelliği, kitapların sergilendiği tezgahların tek tip olmasıydı. Tezgâhlar, dört adet kaydırılabilir çıta ile, eğik konumlandırılmış 2 metrekarelik bir levhadan oluşmaktaydı ve 100 Mark’a kiralanıyordu.
21-26 Eylül 1950
Fuarın yeri yine Paulskirche’dir; buna ek olarak, geçici olarak restore edilmiş belediye binası olan tarihi Römer’in salonları fuara ev sahipliği yapar. 460 katılımcı yayınevinden 100’ü, Avrupa’nın diğer ülkelerinden ve ABD’den gelmiştir. Böylece bu kitap etkinliğinin uluslararası bir fuara dönüşmesi süreci başlar: Römerhalle IV’te İsviçre’den 44, Fransa’dan 30, Avusturya’dan 20, ABD ve İngiltere’den ikişer, Hollanda ve İsveç’ten ise birer yayınevi yer alır. Toplamda yaklaşık 28 bin kitap, bunların arasında 5 bin yeni yayın sergilenir.
13-18 Eylül 1951
Fuar ilk kez Frankfurt Fuar Alanı’nda (Kongre Salonu ve Alman El Sanatları Binası) düzenlenir. Katılımcı sayısının artmasıyla birlikte fuarın uluslararası niteliği de güçlenir; 602 katılımcı yayınevinden 54’ü İsviçreli, 42’si Avusturyalı, 70’i Fransız, 18’i Hollandalı, 4’ü İngiliz, ikisi ABD’li ve biri de Doğu Almanya’dandır. Fransız yayınevleri, Alman El Sanatları Binası’nda yaklaşık 2 bin 500 kitaptan oluşan özel bir sergi düzenler.
Alman Kitapçılar Birliği Barış Ödülü ilk kez Paulskirche’de takdim edilir. Ödül Albert Schweitzer’e verilir; ödül konuşmasını Federal Cumhurbaşkanı Theodor Heuss yapar. Her yıl düzenlenen ödül töreni, sonraki yıllarda en önemli etkinliklerden biri haline gelir.
24-29 Eylül 1953
Birçok katılımcının isteği doğrultusunda fuarın stant seçenekleri çift kişilik stantlarla genişletilir. Yabancı katılımcı sayısı ilk kez Alman katılımcı sayısını geçer.
8-13 Ekim 1955
22 ülkeden bin 150 yayınevi 48 bin 500 kitap sergilenir bu yılki fuarda. Sovyetler Birliği, Polonya,
Macaristan, Çekoslovakya ve Yugoslavya ilk kez Frankfurt Kitap Fuarı’nda yer alırlar. Neonazi bir yayınevi, birkaç katılımcı tarafından sergi salonundan tamamen uzaklaştırılır.
5-10 Ekim 1957
Çin Halk Cumhuriyeti, Ulusal Çin’in (Tayvan) de fuarda temsil edilmesi nedeniyle fuara katılmayı reddeder. İlk defa fuar kapsamında “Günümüz Alman Kitap İllüstrasyonları” adlı bir sergi düzenlenir.
25-30 Eylül 1958
Aufbau Yayınevi’nin müdürü ve daha sonra Kültür Bakanı DDR temsilcisi Klaus Gysi, üniformalı Alman asker resimlerinin birçok yayında bulunmasını tenkit ederek militarizme karşı çıkar.
7-12 Ekim 1959
Fuarı ziyaret eden dünya çapındaki gazetecilerin kaleme aldığı 4.000’den fazla gazete makalesinde, 34 ülkeden 1.800 yayınevinin, aralarında 20.000 yeni yayın da bulunan yaklaşık 70.000 eserin sergilendiği haberleri yer alır.
17-22 Eylül 1964
Plak endüstrisinin fuara kabul edilme talebi, fuar yönetimi tarafından reddedilir.
12-17 Ekim 1967
2.031’i yabancı olan 2.871 katılımcı ve 36.000 m²’lik sergi alanıyla 1967 Kitap Fuarı, o tarihe kadar savaş sonrasında düzenlenen en büyük kitap fuarı olur.
16-21 Eylül 1976
Fuarın önemini ticari alanın ötesine taşımayı amaçlayan “Ana Tema” fikri ilk defa uygulanır. Tema olarak “Latin Amerika” seçilir. Fuar alanında ve Frankfurt şehri genelinde düzenlenen özel sergiler ve etkinliklerle, Latin Amerika edebiyatı ve kültürü tanıtılır.
10-15 Ekim 1979
Diogenes Yayınevi, kitap fuarını devasa boyutlara ulaşması nedeniyle boykot eder. 80 ülkeden 5.045 yayınevi, 194.000 ziyaretçiye kitaplarını sergiler; “Yeni Medya” (özellikle Btx = Bildschirmtext, telefon ile televizyonu birbirine bağlayan, Alman Federal Posta İdaresi’nin sunduğu bir elektronik bilgi ve iletişim hizmeti) giderek daha büyük bir yer kaplar.
5-10 Ekim 1988
Fuar yönetimi, “Ana Tema” uygulaması yerine bundan böyle her yıl uygulanacak olan “ülke odaklı temalar, misafir ülke” adlı yeni bir tema biçimini uygulamaya koyar.

15-20 Ekim 1997
İnsan hakları savunucusu Yaşar Kemal, bu yılın Barış Ödülü’nü alır. Teşekkür konuşmasında, insan hakları ve bireysel yurttaşlık haklarının gerçekleştirilmesi açısından edebiyatın rolünü vurgular: “Kitaplarımı okuyan kimse, bir daha asla savaş istemeyecektir” der. Günter Grass, konuşmasında Kemal’in eserlerini övgü ile ve ayrıntılı bir şekilde ele alır ve onun dili zenginleştirici ve halkları birleştirici gücünün örnek niteliğini vurgular. Grass, federal hükümetin sığınma ve Türkiye politikasını da eleştirdiği için konuşması şiddetli siyasi tepkilere yol açar ve iktidar partileri tarafından siyasi polemik yapmakla suçlanmasına neden olur.
7-12 Ekim 1998
Uluslararası Yayıncılar Birliği’nin “Yazma Özgürlüğü-Yayınlama Özgürlüğü” adlı ödülün, ancak son anda yurtdışına çıkış izni alabilen Türk yayıncı Ayşe Nur Zarakolu’ya ilk kez verilmesinin nedeni, ifade özgürlüğü konusunda devam eden zorlukları ortaya koymaktadır. Martin Walser’in Barış Ödülü’nü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşması ise bir skandala yol açar. Walser’in Alman geçmişinin ve özellikle Auschwitz’in bir araç olarak kullanılmaması gerektiğine dair uyarısı, Yahudi Merkez Konseyi’nin sert eleştirilerine neden olur.
13–18 Ekim 1999
Katılımcılar arasında, yılın Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Günter Grass, Frank McCourt, Noah Gordon ve Johannes Mario Simmel gibi yazarlar var. Oskar Lafontaine, bugüne kadar gizliliğini koruyan Alman siyasetinden çekilişini açıkladığı anılarıyla ön plana çıkar.
18-23 Ekim 2000
Fuar bu yıl, “Dokuzuncu Sanat” olarak kabul edilen çizgi romanı ana konulardan biri olarak ele alır, çizgi romanın basın sektöründe belirleyici rol oynadığını vurgulayarak gereken önemi verir. Ve bu beklenenden daha iyi sonuç verir. Fuar yönetimi, bu temayı sadece üç yıl sürdürme planından daha sonra vazgeçer, böylelikle “Comics” fuarın kalıcı unsuru haline gelir.
8-13 Ekim 2003
Konuk ülke: Rusya; Slogan: “Yeni Sayfalar”.
15-19 Ekim 2008
“Bütün Renkleriyle Türkiye” sloganıyla konuk ülke: Türkiye
Türkiye, yaklaşık 350 etkinlikle, onur konuğu sloganının vaat ettiği gibi, “Bütün Renkleriyle Türkiye” ile kendini tanıtır. Seyircinin, geleneklerle dolu kültüre kapsamlı bir bakış atabilmesi, çeşitliliği deneyimleyebilmesi ve modern Türkiye’yi tanıyabilmesi amaçlanır. Frankfurt’ta dikkat çeken genç yazarlar arasında Aslı Erdoğan, Elif Şafak ve Şebnem İşigüzel yer alır.

60. Frankfurt Kitap Fuarı 15-19 Ekim tarihleri arasında gerçekleşirken, 300 bini aşkın ziyaretçinin önemli bölümünü oluşturan kitap kurtları ve edebiyatseverler, bu önemli etkinliğin son iki gününü yaşayabilir. İlk üç günü sadece uzmanlara ve basına açık tutulan Kitap Fuarı’nda yayıncılık dünyasının birikimlerine renk katacak yeni eserler tanıtılır, Türkiye 100’ e yakın yayınevi ve 350 yazarı ile fuarda kendini tanıtmaya çalışır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un açılış konuşmalarını yaptıkları fuarda, Türk edebiyatını ve kültürünü içeren sayısız etkinliğe imza atılır. Fuar boyunca Türkiye ekseninde çok sayıda panel, sergi, müzik programlarının yanı sıra sinema ve tiyatro gösterileri de büyük ilgi görür. Açılışta konuşan Nobel Edebiyat Ödüllü Orhan Pamuk, Türkiye’de yazarlara baskıların, yazarları cezalandırma alışkanlığının devam ettiğini vurgular.
19-23 Ekim 2016
Alman Yayıncılar Birliği Başkanı, yazar Aslı Erdoğan’ın Türkiye’de tutuklanmasını eleştirerek, “İfade özgürlüğü bizim için bir insan hakkıdır ve tartışmaya açık değildir” der.

11-15 Ekim 2017
“Francfort en français-Frankfurt Fransızca” sloganıyla konuk ülke Fransa.
Etkinliğin açılışında, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron da bulunur. Onur konuğunun Fransa temsilcisi Macron, iddialı ve öneriler içeren konuşmasında, çeşitliliğin gücü, Avrupa çapında eğitim hamlesi önerisi ve kültürel ve siyasi açıdan birleşmiş bir Avrupa vizyonu gerçekleştirilmesi çağrısında bulunur. Macron, Merkel’i daha sonra konuk ülke sergisine davet ederek, onunla birlikte bir Gutenberg matbaa makinesinin tıpkısı ile İnsan Hakları Bildirgesi’nin ilk sayfasını basar. Bu, dikkat çeken bir hareket olur.
10-14 Ekim 2018
2018 Kitap Fuarı’nın konuk ülkesi Gürcistan.
Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni ilan etmesinden 70 yıl sonra fuar, Alman Kitap Ticareti Borsası Birliği (Börsenverein) ile birlikte “On The Same Page” adlı uluslararası bir kampanya başlatır. Amaç, dönemin popülist eğilimlerine karşı bir duruş sergilemektir. Kampanya, insan haklarının özünü ve herkesin bu hakları cesaretle savunma konusunda kişisel bir sorumluluğa sahip olduğunu vurgulayarak bu konuda bir bilinç oluşturmayı hedefler.
16-20 Ekim 2019
Kitap Fuarı’na büyük bir ziyaretçi akını var. 20 yıl aradan sonra ilk kez fuarın ziyaretçi sayısı yeniden 300.000’i aşar. Fuarın konuk ülkesi “İçimizdeki Rüya” sloganıyla Norveç’tir.
14-18 Ekim 2020
Korona pandemisi Frankfurt Kitap Fuarı’nda yüz yüze buluşmaları engeller. Başlamasına beş hafta kala Frankfurt Kitap Fuarı, fiziksel bir etkinlik umudunu hâlâ koruyan herkese olumsuz yanıt vermek zorunda kalır. Fuar yönetimi acil durum moduna geçer; zira yeni korona kısıtlamaları başka bir seçeneğe izin vermemektedir. Başlangıçta planlandığı gibi büyük çaplı hibrit bir etkinlik üzerinde çalışmaya devam etmek yerine, hazırlıklar B planına odaklanır: Dünya çapındaki bu fuar internet üzerinden milyonlara ulaşır. Konuk ülke “Tekil Çoğulluk” sloganıyla Kanada’dır.
20-24 Ekim 2021
Katılımcılar ve ziyaretçiler geri döner; süreç dijital ortamda devam eder.
Sektör, korona pandemisinin etkilerini tartışır ve olumlu örnekleri kendine rehber edinir.
Denizaşırı ülkelerde bir devir kapanmaktadır: ABD’nin en büyük kitap fuarı BookExpo America (BEA), pandemi sürecinde faaliyetlerini durdurur. Bu durum, gözlerin Frankfurt’a ve burada planlanan gelişmelere çevrilmesine ve bir tedirginlik yaşanmasına neden oluyor. Acaba yeniden yüz yüze bir fuar gerçekleştirmek gerçekten mümkün mü? Ayrıca, hibrit bir etkinlik ekonomik açıdan ne kadar mantıklı ve uluslararası sektör böylesi bir ölçekteki bir etkinliğe katılım sağlar mı? Konuk ülke: Kanada; Tema: “Tekil Çoğulluk (II)”.
19-23 Ekim 2022
Savaş ve krizler Kitap Fuarı’na damga vurur. Çevirmenler ön plana çıkar. Yeniden, örneğin kağıt kıtlığı, enflasyon ve artan enerji fiyatlarının sonuçları üzerine tartışmalar yapılır. Aynı zamanda yeniden bir araya gelinir ve etkileşim kurulur: Sayısız yazar eserlerini tanıtır ve diyalog fırsatını değerlendirir. Bunun yanı sıra çevirmenler de odak noktasına yerleşir; bu durum fuarın “Translate. Transfer. Transform.” (Çevir. Aktar. Dönüştür.) sloganında da açıkça görülür. Konuk ülke: İspanya, Slogan: “Spilling Creativity- Creatividad desbordante-Sprühende Kreativität” (Taşan Yaratıcılık). İspanya, fuar alanında renkli, şiirsel ve sürükleyici bir deneyim dünyası kurar ve kendini dört dilde, kelimelere hükmeden bir ulus olarak tanıtır.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından bu yılın tematik ağırlık noktasını oluşturan siyasete gelince: Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, video aracılığıyla uyarıcı bir mesaj göndererek fuar katılımcılarını yarım gerçeklere ve yanlış kanılara karşı bilinçli bir şekilde mücadele etmeye çağırır. “Cevap bilgidir” çağrısını, Barış Ödülü sahibi Serhiy Jadan konuşmalarında kararlılıkla daha da ileri taşır. 22 yaşındaki Mahsa Jina Amini’nin ölümüyle tetiklenen İran’daki protestolar özel bir ilgi görür.
2026 Frankfurt Kitap Fuarı hakkında ayrıntılı bilgilere https://event.buchmesse.de/ adresinden ulaşılabilir.
TÜRKİYE’DEN YAZARLAR FRANKFURT’TA
Öte yandan Frankfurt Haziran Kültür Merkezi de Türk-Avrupa Kültür Forumu ile birlikte, Frankfurt Kitap Fuarı kapsamında okuma ve söyleşi akşamları planladı.

Türkiye’den yazarların katılacağı okuma ve söyleşi akşamlarından bazıları Frankfurt Haziran Kültür Merkezi’nde (Hausener Obergasse 5H, 60488 Frankfurt am Main), diğerleri de Saalbau Titus-Forum’da (Nordwestzentrum, Walter-Möller-Platz 2, 60439 Frankfurt am Main) gerçekleşecek. Her etkinliğin ardından yazarlar kitaplarını imzalayacaklar. Tüm etkinliklere giriş ücretsiz.
ÖMER YAPRAKKIRAN / FAHRİ ERFİLİZ – FRANKFURT
