Ana SayfaEDEBİYATYeşim ve Ömer Yaprakkıran’ın izlenimleri: “İnsan yaşadığı yere mi benzer?”

Yeşim ve Ömer Yaprakkıran’ın izlenimleri: “İnsan yaşadığı yere mi benzer?”

Neu-Isenburg, Frankfurt’a bağlı ve yoğun bir Türkiye kökenli nüfusu da içeren bir ilçe. Bu ilçede uzun yıllar yaşayan ve çalışan sanatçı çift Yeşim ve Ömer Yaprakkıran, “mekân izlenimlerini” yeni bir sergi bünyesinde kamuoyunun önüne çıkardılar.

Yaprakkıran çiftinin de kurucuları arasında yer aldığı “Gruppe 75”, bir grup ressam, illüstratör ve grafikerin oluşturduğu ve düzenli ortak sergilerle bölgede dikkatleri üzerine çeken bir girişim. Yaprakkıranlar, söz konusu grup bünyesinde açılan ve bir süredir gelenekselleşen ortak sergilerde yaşadıkları mekânları ve o mekânlara yönelik izlenimlerini işliyor.

Yeşim Yaprakkıran, Neu-Isenburg, Marktplatz, suluboya

Nitekim 2 Mart’ta Neu-Isenburg Belediye Başkanı Dirk Gene Hagelstein’ın konuşmasıyla açılan yeni sergide grup üyeleri ürünlerini sergiliyor. Ortak sergide Yeşim ve Ömer Yaprakkıran’ın da yaşadıkları kenti işleyen çeşitli çalışmalarına yer verdikleri gözleniyor.

1975 yılında bir grup sanatçı tarafından “Gruppe 75” adıyla kurulan dernek, düzenlediği yıllık sergilerle üyelerinin yeni işlerini önce Neu-Isenburg sakinlerinin ilgi ve eleştirilerine sunuyor. Yeşim ve Ömer Yaprakkıran’la birlikte Ursula Bremer, Kerstin Diacont, Regina Häusler, Angelika Hortz-Bartholomé, Veronika Scherer, Rainer Schmidt ve Ellen Szyska’nın yapıtlarından oluşan yeni sergide de grup üyelerinin farklı teknik ve anlayışlarla ürettiği işler yer alıyor.

Neu-Isenburg’un Hugenottenallee 53 adresindeki belediye binasında düzenlenen sergi 27 Mart’a kadar gezilebilecek.

Yeşim Yaprakkıran, Neu-Isenburg, Apfelwein Föhl, suluboya

“YAŞADIĞIMIZ MEKÂNLARI DA KONU ALMALIYIZ”

Açılışta bir konuşma yapan Neu-Isenburg’un sosyal demokrat Belediye Başkanı Dirk Gene Hagelstein, gruptaki sanatçıların yapıtlarıyla kentin ortak yaşama kültürüne önemli bir katkıda bulunduklarına dikkat çekti.

Yeşim ve Ömer Yaprakkıran, bu yılki sergide yaşadıkları kentin dış mekânlarına da özel bir yer verdiklerini belirttiler. Yeşim Yaprakkıran, kentin içinden bazı bölgeleri suluboya tekniğiyle işlerken, Ömer Yaprakkıran da sanatçıların içinde yaşadıkları mekânı, özellikle de kent manzaralarını mutlaka sanatlarıyla yorumlamaları gerektiğini vurguladı.

Ömer Yaprakkıran, Neu-Isenburg, Stadtgrenze, karışık teknik

Edip Cansever’in ünlü şiiri “Mendilimde Kan Sesleri”nde yer alan “İnsan yaşadığı yere benzer” dizeleri kendisine hatırlatılan ressam-grafiker Ömer Yaprakkıran, Yeni Kültür’ün sorularını yanıtlarken şöyle konuştu:

“Yaşadığımız kamusal alanlara, daha doğrusu en geniş anlamda içinde devindiğimiz mekânlara sanatsal müdahalelerde bulunmamız gerektiğini düşünüyorum. Yeşim daha klasik bir teknikle çalışıyor. Ben ise bazı teknolojik, dijital müdahalelerde bulunuyorum resimlerimde. Basit bir fotoğraf tanıklığını kabul edemem. Mekânı işlerken o mekânın tarihini ve o tarih içindeki insanlarını da işliyorum ister istemez. Frankfurt’un ünlü Paul Kilisesi, modern zamanlarda Alman demokrasisi için çok önemli bir yapıdır, malum. Ben ilk özgür Alman parlamentosuna ev sahipliği yapmış bu yapıyı bugünkü hâliyle işlerken o zamanın ruhunu, oradaki insanları da aklımdan geçiriyorum.

Ömer Yaprakkıran, Frankfurt, Paulskirche, karışık teknik

Nasıl yaşadıklarını, neler yaptıklarını ve bunu nasıl bir ortamda, hangi giysilerle yaptıklarını, kullandıkları dili vs. sorgulamaya çalışıyorum. Goethe’nin evi de öyle. Bu ünlü Alman şairinin vaktiyle o evden çıkarken sokakta neler düşündüğünü, nasıl yürüdüğünü, arkadaşlarını da kafamdan ve tekniğimden geçiriyorum. Bizim gibi dışarlıklı sanatçıların konuk gelip yerleşik bir hâl aldıkları bu mekânları, bu kentleri en geniş tekniklerle mutlaka işlemeleri gerektiğine inanıyorum. Bu alanda şimdiye kadar Türkiye kökenli sanatçılar pek verimli olmadılar. Böyle bir izlenimim var. Gerçekten daha atak, daha verimli olmamız gerekiyor. Gerçi son zamanlarda genç kuşağın bazı yeni adımları var. Umutlu olmak istiyorum aslında. Bu alanda çok önemli yenilikler bizi bekliyor olabilir.”

YENİ KÜLTÜR – FRANKFURT

FOTO: Veronika Scherer

SOSYAL MEDYA

DUYURULAR