Almanya’daki Türk korolarında yıllardır Halk Müziği ve Sanat Müziği başı çekiyor. Derneklerde, kültür merkezlerinde ve konser salonlarında türküler ve klasik eserler kuşaktan kuşağa aktarılıyor. “Ülkede neredeyse her kentte varlar” tahmini abartılı olmaz. Buna karşılık Türkiye’de milyonların dinlediği Türkçe pop, Almanya’daki koro dünyasında uzun süre kendine benzer bir alan açamadı. Sanat yönetmenliğini Umut Uludağ’ın üstlendiği Stuttgart Türk Pop Müziği Korosu (STPMK) işte bu boşluğu doldurmaya aday görünüyor.
Almanya’da yaklaşık iki yıldan bu yana eğitim veren ve çalışmalarını sürdüren Türk pop müziği korosu belli ki ülkede önemli bir kapıyı aralıyor. Sanat yönetmenliğini müzisyen, gitarist ve aranjör Umut Uludağ’ın üstlendiği topluluk çokkültürlü, çokdilli bir yapılanmayı hedefe koymuş durumda. Yakın gelecekte uluslararası formattaki topluluğun Türkçe pop konserleri Almanya’yı turlayacak görünüyor.
Umut Uludağ’ın müzikle ilişkisi aileden geliyor. Babası, Türkiye’de geniş kitlelerce tanınan Muzaffer Uludağ. Müzik yolculuğunda aileden gelen güçlü bir müzik geleneğinin de izleri bulunan Umut Uludağ ile Türk popunun Almanya’daki koro kültürüne neden bu kadar geç girdiğini, Almanların Türkçe müziğe ilgisini, bir pop şarkısının nasıl çoksesli hale getirildiğini ve koronun sınırları aşan hedeflerini konuştuk:

“DAHA AZ SEVİLMİYOR, EKSİK OLAN BİRLİKTE SÖYLENMESİ”
– Almanya’da Türkiye kökenlilerin kurduğu korolara baktığımızda Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği çok daha yaygın. Türk pop müziği koro çalışmalarında uzun süre neredeyse görünmez kaldı. Sizce neden? Almanya’daki Türkler pop müziğini daha az sahiplendiğini mi söylemek doğru, yoksa koro kültürünün dışında mı bırakıldı?
UMUT ULUDAĞ – Bunun Almanya’daki Türk toplumunun geçmişiyle doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. İlk kuşağın büyük bölümü Anadolu’nun farklı bölgelerinden geldi. Yanlarında geleneklerini ve müziklerini de getirdiler. Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği onların memleketle ve geçmişleriyle bağ kurmalarının önemli yollarından biriydi. Dolayısıyla zaman içerisinde bu müziklerin çevresinde korolar kurulması çok doğal.
Pop müziğin hikâyesine gelince… O biraz farklı. Pop daha çok dönemle, güncel hayatla ve değişen kuşaklarla birlikte gelişiyor. Bu nedenle Türk popunun Almanya’daki koro kültürüne daha geç girmesini insanların pop müziğini daha az sevmesiyle açıklamıyorum. Tam tersine, Türkçe pop milyonlarca insan tarafından dinleniyor.
Bence eksik olan, pop müziğin birlikte söylenmesi ve çoksesli bir koro kültürünün içine taşınmasıydı. Biz biraz da bunu yapmaya çalışıyoruz. Pop müziğini sadece dinlenen bir müzik olmaktan çıkarıp insanların birlikte söylediği, birlikte ürettiği ve farklı kuşakları buluşturan bir müziğe dönüştürmek istiyoruz.
PANDEMİDEN SONRA KOROYA DÖNÜŞTÜ
– Siz 2019’da Stuttgart Liederhalle’deki Dünden Bugüne Aklımızda Kalanlar konserinin ardından “Hedefte Türkçe pop müzik korosu var” demiştiniz. Fakat projenin hayata geçmesi yaklaşık beş yıl aldı. Neden?
UMUT ULUDAĞ – 2019’da düşünce aslında kafamda oldukça netti. Türkçe pop müziğini düzenli çalışan bir koroya dönüştürmek istiyordum. Ama böyle bir projeyi hayata geçirmek beklediğimden daha uzun sürdü. En büyük nedenlerden biri pandemi oldu. Koro, insanların aynı mekânda buluşmasını, birlikte nefes almasını ve düzenli prova yapmasını gerektiriyor. Pandemi döneminde bunların hiçbiri mümkün değildi.
Bir de koro kurmak sadece müzikal bir fikirle bitmiyor. İnsanlara ulaşmanız, düzenli çalışabilecek bir grup oluşturmanız ve bunu sürdürülebilir hale getirmeniz gerekiyor. Başlangıçta projeyi destekleyecek uygun bir yapı ve ortak bulmakta da zorlandım. Daha sonra Integra ile tanışmamız dönüm noktası oldu. İşbirliği sayesinde insanlara ve yeni koristlere ulaşabildik. Böylece 2019’da düşünce olarak ortaya çıkan proje gerçek ve düzenli çalışan bir koroya dönüştü. Bu süreçte Yılmaz Keleş, Barbara Ludwig-Havlacı, Hüseyin Kayapınar ve Müesser Keleş’in de önemli desteğini gördük.
Bugün geriye baktığımda gecikmenin bir açıdan yararlı olduğunu bile düşünüyorum. Çünkü ortaya yalnızca belirli süre devam edecek bir proje çıkmadı. Birlikte çalışan, müzik üreten ve gelişen gerçek bir topluluk oluştu.

“TANITMIYORUZ, ALMANLARLA BİRLİKTE ÜRETİYORUZ”
– Almanların Türk pop müziğine ilgisi aslında yeni değil. Tarkan ve Sezen Aksu yıllardır tanınıyor. Türkiye tatilleri de milyonlarca Alman’ı Türkçe müzikle karşılaştırdı. Sizin koronuz bunu daha ileriye götürebiliyor mu? Alman dinleyici Tarkan ve Sezen Aksu’nun ötesine geçiyor mu?
UMUT ULUDAĞ – Türk pop müziğinin kültürler arası açıdan çok büyük bir avantajı olduğunu düşünüyorum. Sonuçta popüler müzikten söz ediyoruz ve yapısında Batı müziğiyle ortak birçok unsur var. Alman dinleyici açısından tamamen yabancı veya ulaşılması zor bir müzik değil. Tabii Türk popunun kendine özgü ezgileri, ritimleri ve melodik özellikleri var. Aranjman yaparken bunları korumaya çalışıyorum. Ama aynı zamanda müziğin evrensel tarafını da ortaya çıkarmak istiyorum.
Bugün Almanya’daki pop ve özellikle rap müziğine baktığınızda zaten kültürlerin birbirini etkilediğini görüyorsunuz. Müziğin sınırları eskisi kadar keskin değil. Koromuzda iki Alman koristimizin bulunması da bunun çok güzel bir örneği. Türkçe şarkıları öğreniyor ve söylüyorlar. Böylece biz sadece Türk müziğini Almanlara tanıtan bir yapı olmuyoruz. Aynı müziği birlikte üretiyoruz.
“TÜRK POPU TARKAN VE SEZEN AKSU’DAN İBARET DEĞİL”
Repertuvarımızı da bu anlayışla oluşturuyoruz. MFÖ, Cem Karaca ve Barış Manço gibi isimlerin eserlerini söylüyoruz. Ama günümüzden Semicenk gibi sanatçılara da yer veriyoruz.
Türk popunun Tarkan ve Sezen Aksu’dan ibaret olmadığını göstermek istiyoruz. Geçmişten bugüne farklı dönemleri, tarzları ve sanatçıları olan çok büyük bir müzik dünyası var.
Türkçe bilmeyen bir insan da bu müziğin duygusunu anlayabilir. Melodiyi, ritmi, armoniyi ve koronun enerjisini hissedebilir. Biz biraz da bunun peşindeyiz.

TÜRK POPUNA ÇOKSESLİ FORMAT
– Bir pop şarkısını alıp çok sesli bir koro eserine dönüştürmek kolay mı? Şarkıyı seçerken neye bakıyorsunuz?
UMUT ULUDAĞ – Her pop şarkısı koroya uygun değil. Önce şarkının müzikal yapısına bakıyorum. Almanya’da farklı kültürlerden insanların kulağına nasıl ulaşacağını da düşünüyorum. Türk Halk Müziği veya Türk Sanat Müziği karakterinin çok yoğun olduğu, makam ve koma seslerinin belirginleştiği parçalarda daha dikkatli olmak gerekiyor.
Bir solistin söylediği şarkıyla çok sesli koronun söyleyeceği eser arasında büyük fark var. Özellikle makam özellikleri yoğun bazı parçaları Batı temelli çok sesli koro yapısına aktarmak teknik olarak zorlaşabiliyor.
Seçtiğim parçaların aranjmanlarını kendim yapıyorum. Koristlerin ses yapılarını dikkate alarak sopranoları, mezzosopranoları, baritonları ve basları gruplandırıyorum. Amacım herkesin aynı melodiyi söylemesi değil. Farklı seslerin birbirini tamamladığı iki veya daha çok sesli bir yapı oluşturmak.
Orijinal esere de mutlaka birebir bağlı kalmıyorum. Şarkının melodisini, karakterini ve duygusunu korurken kendi yorumumu ve koronun karakterini de katıyorum. Çünkü bizim de kendimize ait bir sesimizin olması gerekiyor. Türk popunun geçmişten bugüne nasıl değiştiğini de aynı repertuvarda göstermek istiyoruz.
Bir solistin sesiyle tanınmış bir şarkıyı alıp çok sesli hale getirmek benim için işin en heyecan verici taraflarından biri. Dinleyici bildiği şarkıyı tanıyor ama daha önce duymadığı bir biçimde karşısına çıkıyor.
Benim hedefim Türk popunun karakterini korurken ona çok sesli bir koro dili kazandırmak.
“SADECE TÜRKLERİN KOROSU OLMAK İSTEMİYORUZ”
– Adınız Stuttgart Türk Pop Korosu. Uzun vadede Almanya’daki Türk toplumuna seslenen bir koro mu olmak istiyorsunuz, yoksa Türkçe bilmeyen Almanların ve başka kökenlerden insanların da katıldığı gerçek anlamda çokkültürlü bir Stuttgart korosu mu?
UMUT ULUDAĞ – Bugün yaklaşık 25 koristimiz var. İkisi Alman. Şimdilik Türk ve Alman koristlerden oluşuyoruz ama benim arzum bunun çok daha çeşitli hale gelmesi.
Özellikle Türkçe bilmeyen Almanların gelmesini istiyorum. Çünkü bir şarkının dilini bilmemek o müziği hissetmeye engel değil. İngilizce sözlerin tamamını anlamadan İngilizce şarkılar dinliyor ve söylüyoruz. Türkçe için neden farklı olsun?
Bu nedenle koroyu sadece Almanya’daki Türk toplumuna yönelik bir yapı olarak görmüyorum. Türk pop müziği elbette temelimiz ve kimliğimiz. Ama kapımız farklı kültürlerden insanlara açık.
Türk ve Alman koristlerin aynı sahnede yan yana durması benim için sadece müzikal bir birliktelik de değil. Birlikte prova yapmak, aynı şarkıyı öğrenmek ve aynı sahneye çıkmak insanların birbirini tanımasının çok doğrudan bir yolu.
Koronun müzikal olarak büyümesini, daha büyük konserlerde sahne almasını istiyorum. Koronun içinden güçlü solistler de çıksın. Teknolojiden, bilgisayar ve stüdyo olanaklarından daha fazla yararlanmak, kayıtlar yapmak, koro müziğini yeni biçimlerde üretmek de hedeflerimiz arasında.
Ama hedef Stuttgart’la sınırlı değil. Stuttgart Türk Pop Korosu olarak başka Alman kentlerinde, başka ülkelerde ve bir gün Türkiye’de sahne almak istiyoruz. Benim için en güzel nokta ise bir gün farklı ülkelerden insanların aynı sahnede Türkçe bir şarkıyı birlikte söylemesi olur. O zaman müziğin evrensel bir dil olduğunu anlatmamıza gerek kalmaz. Göstermiş oluruz.
YENİ SESLER ARANIYOR
Koromuza katılmak isteyen herkesi büyük bir memnuniyetle aramızda görmek istiyorum. Özellikle 18 yaşından itibaren, Türk pop müziğine ilgi duyan, birlikte şarkı söylemekten keyif alan ve bir koro deneyimi yaşamak isteyen herkese kapımız açık.
Bunun için önceden profesyonel bir koro deneyimine sahip olmak şart değil. Önemli olan müziğe ilgi duymak, birlikte çalışmaya istekli olmak ve bu topluluğun bir parçası olmayı istemek.
Yeni sezon çalışmalarımıza da eylül ayının ortasından itibaren yeniden başlayacağız. Dolayısıyla Türk pop müziğini seven, yeni insanlarla tanışmak ve birlikte müzik yapmak isteyen herkesi Stuttgart Türk Pop Korosu’na bekliyoruz.
Stuttgart Türk Pop Müziği Korosu ile irtibata geçmek isteyenler @stpmk.korosu instagram hesabı üzerinden ulaşabilirler.
IŞIN ERTÜRK – STUTTGART
