Ana SayfaDUYURUUlm 2026: “Türk-Alman Haftaları”

Ulm 2026: “Türk-Alman Haftaları”

 

Ulm ve Neu-Ulm’da yıl boyunca sürecek bir etkinlikler dizisinin ilk adımları atıldı. 2026’ya yayılan “Türk-Alman Haftaları”, klasik bir etkinlik takvimi olmanın çok ötesinde, göçün belleğini, siyasetin sert sorularını, edebiyatın iç sesini ve müziğin birleştirici gücünü aynı hatta buluşturan uzun soluklu bir kültür anlatısı olarak şekilleniyor. 

Almanya’daki Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu HDF çatısı altında faaliyet yürüten Halk Dernekleri Birimi (HDB) Ulm/Neu-Ulm’un düzenlediği programın, zamanı yalnızca doldurmakla kalmayacağı, ona özel bir anlam, derinlik ve tartışma katmayı hedeflediği belirtiliyor.

BİR AÇILIŞ, BİR DAVET

16 Ocak 2026 akşamı saat 19.00’da Unterer Kuhberg 16 – Ulm adresindeki dernek lokalinde yapılacak açılış, birlikte düşünmeye, birlikte hatırlamaya ve birlikte üretmeye davet niteliğinde. Kokteyl, selamlama konuşmaları ve müzikle çerçevelenen gece, bu yılın ana temasını da fısıldıyor: “Kültür, ancak paylaşıldığında gerçek bir güç.”

HAKİKATLE YÜZLEŞMEK

23 Ocak’ta “Zeitgeist und Politik” dizisi kapsamında Gökhan Günaydın’ın katılımıyla düzenlenecek “Hakikat – Son dokunulmaz merci mi?” başlıklı konferans ve söyleşi, 1993’te katledilen araştırmacı gazetecilerin anısına ithaf ediliyor. 

“Hakikat nedir?” sorusu bu buluşmada soyut bir felsefi problem olarak değil, iktidar, medya ve toplum ilişkileri içinde yakıcı bir güncel mesele olarak ele alınıyor.

COĞRAFYALARI AŞAN EZGİLER

21 Şubat’ta HDB Korosu ve konuk müzisyenlerin gerçekleştireceği “Ön Asya’ya Müzikal Yolculuk”, Anadolu’dan Mezopotamya’ya uzanan kültürel bir belleği seslerle görünür kılıyor. Bu konser, haritalardan çok duyguların çizdiği bir coğrafyada dolaşan bir müzik akşamı vaat ediyor.

KADIN, GÖÇ VE DAYANIŞMA

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde yazar Gün Tank, “Emanzipation in der Fabrik” adlı romanıyla okurla buluşuyor. 1972’de Almanya’ya gelen genç bir kadının hikâyesi, yalnızca bireysel bir yaşam anlatısı değil, göç, emek, yalnızlık ve dayanışmanın kesiştiği bir kuşağın portresi olarak karşımıza çıkıyor.

ŞİİRİN İKİNCİ NEFESİ

28 Mart’ta HDB Kitap Kulübü, modern Türk şiirinin en aykırı ve yenilikçi damarlarından biri olan İkinci Yeni’ye odaklanıyor. Cemal Süreya’dan Ece Ayhan’a, Turgut Uyar’dan Edip Cansever’e uzanan şiir seçkisi, okuma, tartışma ve müzik eşliğinde, dilin sınırlarını zorlayan bir estetik deneyime dönüşüyor.

DEMOKRASİNİN BUGÜNÜ

25 Nisan’da sosyolog ve siyaset bilimci Dr. Özgür Özvatan, “Her oy önemlidir” başlığı altında yeni seçmen profillerini, göç toplumunda demokrasinin dönüşümünü ve aşırı sağın yükselişini ele alıyor. Akademik bir çerçeve, kamusal bir tartışmayla buluşuyor.

VİCDANIN SAHNEDEKİ YÜZÜ

13 Haziran’da sahnelenecek “Sophie Scholl” oyunu, Nazi diktatörlüğüne karşı direnişin simgesi olan genç bir kadınla, günümüz Almanya’sında hukuk öğrencisi bir başka Sophie’nin vicdan muhasebesini yan yana getiriyor. Yönetmen Emrah Elçiboğa’nın rejisiyle geçmiş ve bugün, tek bir sahnede ahlaki sorumluluk sorusu etrafında kesişiyor.

AÇIK SAHNE, AÇIK SÖZ

4 Temmuz’daki Açık Kültür Sahnesi, farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirirken, 15 Temmuz’da yazar Nava Ebrahimi’nin katılacağı okuma ve söyleşi edebiyat ayağını derinleştiriyor. Sonbaharda ise Türk-Alman Film Günleri, bu uzun kültür mevsimini sinemanın kolektif hafıza gücüyle tamamlıyor.

Türk – Alman Haftaları, Ulm Belediyesi, Demokrasi için Ortaklık Programı ve Federal Aile, Yaşlılar, Kadınlar ve Gençlik Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleşiyor.

YENİ KÜLTÜR – ULM

SOSYAL MEDYA

DUYURULAR